23 Ağustos 2015 Pazar

"Soğuk"

Bugün de her gün olduğu gibi işimden çıktım. Durağa doğru yürürken hiç bozuk param olmadığını fark ettim. Olan paramı bozmamaya karar verdim ve yürüdüm. İnsanları izlerim bazen,bugün de o fırsatım oldu. Yağmurda ıslanmamak için seri adımlarla yürüyen insanlar,yolun karşısında bir simitçi arabası,çocuğunun elinden tutan orta yaşlı bir kadın,el ele yürüyen bir çift... Her insanda milyonlarca farklı hikaye,bir sürü farklı hayat. Aynı yerde bulunsa bile birbirleri ile alakası olmayan insanlar...

Soğuğun tenime değdiğini hissettim. Hafifleyen yağmur beni rahatsız etmiyordu. Egzoz kokusuyla karşık bir toprak kokusu,tertemiz ama aynı zamanda kirli bir hava. Ne olursa olsun derin bir nefesle içime çektim havayı. Yürümeye devam ettim.

Önümde 60-65 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kadın yürüyordu. Bir anda gözüm ilişti kadının ayakkabısına. Naylon ama ayağını saran bir ayakkabı,uzun eteğinin örtemediği yüksekliğe kadar da çekilmiş bir çorap. Üstünde de eski bir şal vardı. O an nedenini anlayamadığım bir şekilde merak ettim o kadının kim olduğu,nasıl yaşadığını. Kendim de anlam veremedim buna.

Herkes kendi hayatının peşindeydi. Aslında hayattaydık ama bir şekilde,bir parçamız yaşamıyordu. Daha mutlu olmak için her gün bir ton mutsuzluğa katlanıyorduk. Acaba şuan benim gibi,hayattan kendini soyutlayıp insanları izleyen biri var mıdır diye düşündüm. Ve ensemden inen keskin soğuğu hissettim. Yağmur hızlanmaya başlamıştı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder