Uzun yıllardır bir düzen hakim bu dünyaya. Memnun olmasak da ses çıkar(a)madığımız,bazen kabullendiğimiz ve bazılarımız için pek de pek bir şey ifade etmeyen bir düzen. Ama ne olursa olsun hepimiz bu düzenin parçalarıyız.
Devletin zorunlu bir oluşum olduğunu ya da devlet yapısına ihtiyaç olmadığını düşünen bir çok felsefi ya da siyasal görüş var. Bazı insanlar yönetilmeye muhtaç görürler insanoğlunu. Evet,neredeyse her toplumda,tarihin her zamanında insanlar bir arada yaşayabilmek için kurallara ve bu kuralları uygulaması için otoritelere ihtiyaç duymuştur. Ancak bu durum,halkın istenildiği gibi yönetileceği sonucunu doğurmaz. Otoriteyi denetleyen de bizzat halkın kendisi olmalıdır. Ancak modern toplumda-en azından kendi toplumumuz için konuşursak- "bırakın siyaseti devlet adamları konuşsun hadi siz işinize bakın" diye bir klişe vardır. Fakat çoğunlukla bu durum,dünya için de geçerlidir. Siyaseti ya da benzer konuları ancak hali hazırda siyaset yapanlar konuşursa,halk asla bir yere varamayacaktır. Zaten sistemin istediği de budur. İnsanları yönetmek ne kadar kolay olursa,isteklerine daha kolay ulaşacaktır sistem.
Popüler müzik kültürünü,her mevsime göre giyinilmesi gereken kıyafetlerin şeklini,hatta nasıl yaşamanız gerektiğini sistem belirler. Ancak insan bunu kabul etmez çünkü insanın egosu buna izin vermez. Sistem kadınların daha büyük göğüslere sahip olmasını,erkeklerin daha geniş omuzlara sahip olmasını söyler. Bu şartlara uymayan kişiler ise evrensel bir estetik yasası varmışcasına "çekici olmayan" olarak sınıflandırılır. Modern sistemin dayattığı materyalist düşünce ise insanın sahip olduklarının onun sosyal statüsünü belirleyeceğini söyler. Aynen de öyledir zaten. Kişinin kullandığı araba,yaşadığı ev bize yıkılamaz önyargılar aşılar bazen. Hayatımızı zorlaştıran ama trajik bir biçimde,kolaylaştırmak için yolları yine bize kendisi sunan sistem, hastalığı yayıp parayla onun ilacını satmaktadır. Bazılarımız bunun farkında olsak da pratikte elimizden bir şey gelmez çoğu zaman. Ama bizi engelleyemeyecekleri şeyler var. Fikir üretmek gibi. Bize düşünmememizi söyler sistem. Ama kararı yine biz veririz. Fikir üretmek ve imkan olduğunda bu fikirleri hayata geçirmek,modern toplumun köşeye sıkışmış insan modelinin yapabileceği en yüce eylemdir. İstesek de istemesek de,üstümüzdeki dişlilerin dönmesini sağlayan,koca bir makinenin dişlileriyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder